Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde hem evini hem de yakınlarını kaybeden 25 yaşındaki Barış Özbay, yaşadığı ağır travmanın ardından psikolojik destek sürecine alınmıştı. Basına yansıyan trajik hikâyesinin ardından yaklaşık üç ay hastanede psikiyatrik tedavi gören Özbay, taburcu edilmesinin ardından tedavisini kendi isteğiyle yarıda bıraktı. Kendisine reçete edilen ilaçları kullanmayı da reddeden genç, zamanla dış dünyayla bağını tamamen kopardı.
Tedaviyi Yarıda Bırakıp Sanal Dünyaya Döndü
Depremin ardından yaşama hevesini kaybeden ve okuduğu üniversiteyi yarıda bırakarak sürekli bilgisayar ve cep telefonuyla oynamaya başlayan Özbay, sanal dünyaya bağımlı hâle gelmişti. Hastanedeki tedavi sürecinin ardından evine dönen genç adam, ilaçlarını kullanmayı bırakarak günlerini cep telefonuyla oynayarak geçirmeye devam etti. Sabahın ilk ışıklarıyla başlayan cep telefonu mesaisini gün boyu sürdüren Özbay, yaşamından mutlu olduğunu ve kimsenin müdahale etmesini istemediğini ifade etti.
Kişisel Bakımını İhmal Ediyor
Kişisel bakımını yerine getirmediğini ve iki aydan fazla süredir duş almadığını belirten Barış Özbay, evde olmanın kendisine yetini ve mutlu olduğunu dile getirdi. Hastanede verilen ilaçların etkili olabileceğini ancak bunları kullanmak istemediğini söyleyen genç, dış dünyayla iletişim kurmayı reddediyor. Uzmanlar ise travma sonrası stres bozukluğu yaşayan bireylerin profesyonel destekten erken kopmasının ciddi sosyal ve fiziksel riskler barındırdığına dikkat çekiyor.
Toplumsal Travmalar ve Psikolojik Destek Süreçleri
Büyük afetlerin ardından yaşanan ağır kayıplar, bireylerin ruh sağlığında derin izler bırakabiliyor. Barış Özbay örneğinde olduğu gibi, tedavi süreçlerinin yarıda bırakılması ve bireyin tamamen izole bir yaşam sürmesi, iyileşme sürecini olumsuz etkileyen en büyük faktörler arasında yer alıyor. Ruh sağlığı uzmanları, bu tür vakalarda toplumsal destek mekanizmalarının ve sürekli takip sistemlerinin hayati önem taşıdığını vurguluyor.
Yorumlar (0)