Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu'nun 81. Oturumu kapsamında düzenlenen kapsamlı bir panelde, yapay zeka teknolojisinin gençler üzerindeki sosyal, psikolojik ve eğitsel etkileri masaya yatırıldı. İslam İşbirliği Gençlik Forumu (ICYF) ve Turken House ortaklığıyla gerçekleştirilen yan etkinlikte, dijital dünyada hızla yayılan yapay zekanın getirdiği fırsatlar ile barındırdığı tehlikeler derinlemesine incelendi.
Etkinlikte konuşan ICYF Başkanı Taha Ayhan, yapay zekanın gençlerin yaşam alanına her geçen gün daha fazla nüfuz ettiğine dikkat çekti. Ayhan, son dönemde artış gösteren okul saldırıları ve dijital zorbalık gibi toplumsal sorunlarda bu teknolojinin rolüne işaret ederek, hükümetlerin acilen yeni yasal düzenlemeler yapması gerektiğini vurguladı.
Epistemik Kırılganlık ve Eğitimin Dönüşümü
Panelin dikkat çeken konuşmacılarından Harvard Üniversitesi Araştırma Görevlisi Munevver Gülçe, yeni neslin bilgiye erişim alışkanlıklarındaki köklü değişimleri "epistemik kırılganlık" kavramıyla açıkladı. Gençlerin zor sorular üzerinde uzun süre düşünmek yerine doğrudan yapay zekaya yöneldiğini belirten Gülçe, bu durumun bireylerin kendi zihinlerine olan inancını zedelediğini ifade etti.
Gülçe, bilginin artık anlık ve paketlenmiş bir tüketim ürününe dönüştüğünü belirterek, kitap yerine ve soru yerine hazır cevap alma eğiliminin yaygınlaştığını kaydetti. Bu dönüşümün, gençlerin analitik düşünme becerilerini tehdit eden en önemli faktörlerden biri olduğunun altı çizildi.
Küresel Yönetişim ve Kontrollü Kullanım Şart
İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) BM Daimi Gözlemcisi Büyükelçi Hameed A. Opeloyeru ise yapay zekanın yalnızca risklerden ibaret olmadığını, eğitim, sağlık ve iklim teknolojileri gibi alanlarda muazzam fırsatlar sunduğunu belirtti. Opeloyeru, teknolojinin yoksulluğu azaltma çabalarını desteklediğini ancak gençleri risklerden korumak için uluslararası düzeyde sıkı bir küresel yönetişime ihtiyaç duyulduğunu sözlerine ekledi.
Yorumlar (0)