Dijitalleşmenin sınır tanımayan yükselişi, akılalmaz bir tehlikeyi de beraberinde getirdi! Akıllı telefonlar, tabletler ve sosyal medya mecraları artık sadece eğlence aracı değil, çocukların zihinlerini şekillendiren görünmez birer yönlendiriciye dönüştü. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Bilişim Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şevki Işıklı, milyonlarca ebeveyni uyararak dijital dünyada kontrolsüzce yayılan LGBT ve cinsiyet kavramlarının, çocukları daha önce hiçbir neslin yaşamadığı çok ağır bir cinsiyet kimliği krizi ile karşı karşıya bıraktığını açıkladı.
Eskiden anne ve babaların televizyon ekranını kontrol ederek çocuklarını zararlı içeriklerden koruyabildiğini hatırlatan Işıklı, günümüzde ise kontrolün tamamen yapay zeka algoritmalarının eline geçtiğini vurguladı. Çocukların ilgi alanlarını, konuşmalarını ve aramalarını saniyeler içinde analiz eden bu algoritmalar, onları adeta tek yönlü bir bilgi bombardımanına tutuyor. Bu durum ise henüz gelişim çağındaki çocukların zihninde ciddi bir psikolojik gerilim ve karmaşa yaratıyor.
"Yönlendirme" ve "Bilgilendirme" Arasındaki İnce Çizgi Aşıldı
Prof. Dr. Şevki Işıklı, çocukların yaşlarına uygun şekilde bilgilendirilmesinde bir sakınca olmadığını ancak küresel platformların bunu bir "yönlendirme" projesine dönüştürdüğünü belirtti. Özellikle Hollywood yapımları, popüler sinema sektörü ve küresel dijital yayın platformlarında LGBT temalarının adeta zorunlu bir sponsorluk gibi öne çıkarıldığını ifade eden Işıklı, dünya nüfusunun çok küçük bir kısmını oluşturan bu durumun, sanki insanlığın en öncelikli sorunuymuş gibi çocuklara empoze edildiğini aktardı.
Geleneksel Aile Yapısı ve Geleceğimiz Tehdit Altında mı?
Tehlikenin sadece sosyal medyayla sınırlı kalmadığını belirten uzman isim, gen makaslama ve sentetik biyoloji gibi teknolojilerle "tasarım bebekler" döneminin kapıda olduğunu hatırlattı. Küresel teknolojik trendlerin, geleneksel aile rollerini, annelik ve babalık kavramlarını tamamen ortadan kaldırabileceğini belirten Işıklı, "Bu gidişat karşısında ahlakımızdan, edebiyatımızdan ve inançlarımızdan geriye hiçbir şey kalmayabilir. Çok acil kararlar almak zorundayız" diyerek tarihi bir uyarıda bulundu. Ebeveynlerin çocuklarıyla aktif iletişim kurmasının yanı sıra büyük teknoloji şirketleri ve bilim fonlarıyla küresel düzeyde mücadele edilmesi gerektiği vurgulandı.
Yorumlar (0)