İstanbul Çekmeköy'de yaşayan 14 yaşındaki Barış Coşkun ve annesi Serpil Coşkun, hayatlarının en zorlu dönemini edebiyatla harmanlayarak örnek bir mücadeleye imza attı. Yaklaşık 5 yıl önce kanser teşhisi alan genç Barış, kendisinden 10 yıl önce aynı hastalıkla mücadele eden annesiyle birlikte yaşadığı zorlu tedavi sürecini şiirlere döktü. Hastane odalarında geçen günlerin, acıların ve yaşama tutunma azminin somut bir nişanesi olan bu eser, "Sabır Çiçeği" adıyla okurlarla buluştu. Anne ve oğlun bu ortak mücadelesi, benzer süreçlerden geçen yüzlerce hastaya umut ışığı olmayı hedefliyor.
Süreç, Barış Coşkun’un geçirdiği sıradan bir cerrahi operasyonun ardından gelen patoloji raporuyla başladı. Henüz 9 yaşındayken kanser gerçeğiyle yüzleşen Barış için uzun ve yıpratıcı bir tedavi dönemi başladı. Bu süreçte en büyük destekçisi, kendisi de yıllar önce benzer yollardan geçmiş olan annesi Serpil Coşkun oldu. Hastalık sürecinde içine kapanan, dünyayla iletişimini asgariye indiren genç Barış, duygularını ve hissettiklerini kağıda dökerek adeta ruhsal bir tedavi yöntemi geliştirdi. Ailesinin de teşvikiyle biriken bu şiirler, zamanla anlamlı bir kitabın temel taşlarını oluşturdu.
"Yazarak Daha Çok İyileştiğimi Fark Ettim"
Tedavi sürecinde kalemin ve kağıdın kendisine adeta bir yoldaş olduğunu belirten genç yazar Barış Coşkun, edebiyatın iyileştirici gücüne vurgu yaptı. Kendini yalnız hissettiği anlarda şiire sığındığını söyleyen Coşkun, "Aslında kendimi yazarak daha çok iyileştiğimi fark ettim. Babamla birlikte bu şiirleri bir araya getirmeye karar verdik ve 'Sabır Çiçeği' doğdu. Bu kitapta sadece acılarımı değil, hayata tutunma çabamı ve hissettiğim tüm duyguları paylaştım" diyerek yaşadığı içsel dönüşümü ledi.
Kitapta yer alan duygu yüklü dizeler, hastane atmosferini ve çocuk yaşta omuzlanan büyük yükleri gözler önüne seriyor. Barış'ın kaleme aldığı, "Uzayıp gider o soğuk beyaz koridorlar, zamanın durduğu, saatlerin sustuğu yerdir. İnsan burada öğrenir hece hece her şeyi, hayatın pamuk ipliğine bağlı olduğunu derinden" şeklindeki mısralar, soğuk hastane koridorlarında zamanın nasıl durduğunu ve hayatın değerini en çıplak haliyle anlatıyor.
Yorumlar (0)