Milyonlarca vatandaşın geçim mücadelesi verdiği bir dönemde açıklanan yeni Orta Vadeli Program (OVP), sokakta büyük bir tepki dalgasına yol açtı. İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde bir araya gelerek ekonomik hedefleri ve özelleştirme kararlarını sert sözlerle eleştirdi. Basın açıklamasında, köprü ve otoyollardaki fahiş fiyat uçurumuna dikkat çekilirken kamu kaynaklarının sermayeye aktarıldığı vurgulandı.
Kamu ile Özel Arasında Dev Uçurum: 59 TL Nereye, 1.170 TL Nereye?
KESK Dönem Sözcüsü Savaş Candemir tarafından okunan ortak açıklamada, özellikle ulaşım projelerindeki fiyat farklılıkları gözler önüne serildi. Yap-İşlet-Devret (YİD) modelinin halkın sırtına ağır bir yük bindirdiğini savunan Candemir, Karayolları Genel Müdürlüğü'nün işlettiği 15 Temmuz Şehitler ve Fatih Sultan Mehmet köprülerinde geçiş ücreti 59 TL iken, özel sektörün işlettiği Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nde 110 TL, Osmangazi Köprüsü'nde ise tam 1.170 TL olduğunu hatırlattı.
Aynı çarpıcı farkın otoyollarda da yaşandığına dikkat çekilen açıklamada; kamu tarafından işletilen 380 kilometrelik İstanbul-Ankara Anadolu Çevre Yolu için 338 TL ödenirken, özel şirketin işlettiği 330 kilometrelik Ankara-Niğde Çevre Yolu için 925 TL tahsil edildiği belirtildi. OVP kapsamında yeni satışa çıkarılacak otoyol ve köprülerin vatandaşa katbekat daha pahalıya patlayacağı iddia edildi.
Vergi Yükü Katlanıyor, Özelleştirmeler Hız Kesmiyor
Açıklamada ekonomi yönetiminin vergi projeksiyonları da masaya yatırıldı. Gelecek yıllarda enflasyon hedefleri düşerken vergi gelirlerinde hedeflenen yüzde 36'ya varan artışların dar gelirlinin omuzlarına bineceği ifade edildi. Son beş yılda büyük sermaye gruplarına sağlanan muafiyetlerle 3 trilyon liradan fazla verginin tahsilinden vazgeçildiği öne sürülürken, hükümetin 2027 ve 2028 yıllarında toplamda 340 milyar lirayı aşan özelleştirme geliri hedeflediği vurgulandı.
Çalışma Hayatında Güvencesizlik Endişesi
Programda yer alan esnek çalışma modelleri ve eğitim politikalarına da geniş yer ayrıldı. Kadın emeğinin güvencesizleştiği ve MESEM uygulamalarıyla çocuk işçiliğinin yaygınlaştırıldığı iddia edilirken, bütçe kaynaklarının faiz ve rant yerine insanca yaşayacak ücrete ayrılması gerektiği belirtildi. İzmir'den yükselen bu sert çıkış, ekonomik kararların önümüzdeki günlerde kamuoyunda daha çok tartışılacağını gösteriyor.
Yorumlar (0)