Sayıştay'ın yayımlanan denetim raporunda, Yap-İşlet-Devret (YİD) modeliyle hayata geçirilen Haliç Yat Limanı ve Kompleksi Projesi'ne ilişkin dikkat çekici bulgular yer aldı. Raporda, projenin yatırım dönemi kira bedellerine ait ilk yıl taksit ödemelerinin Hazine mülkiyetindeki taşınmazlara ilişkin yasal zorunluluğa rağmen genel bütçe yerine Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Döner Sermaye İşletmesi hesabına aktarıldığı belirlendi.
Kira Gelirlerinin Genel Bütçeye Aktarılması Zorunluluğu
Denetçiler tarafından hazırlanan raporda, sözleşmesi 25 Eylül 2013 tarihinde imzalanan ve 4 yılı yatırım süresi olmak üzere toplam 49 yıllık kullanım hakkını kapsayan dev projede kamu gelirlerinin mevzuata aykırı kaydedildiği vurgulandı. Tesisin toplam sabit yatırım tutarının 1 milyar 428 milyon 436 bin TL, işletme dönemi boyunca ödenecek toplam kira bedelinin ise 1 milyar 346 milyon ABD Doları olduğu hatırlatıldı. Ancak Hazine mülkiyetindeki taşınmazlardan elde edilen gelirlerin doğrudan genel bütçeye kaydedilmesi gerektiğinin altı çizildi.
5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu hükümlerine atıfta bulunulan raporda, Beyoğlu Camiikebir Mahallesi'nde yer alan proje parsellerinin doğrudan Hazine adına kayıtlı olduğu belirtildi. Görevli şirketin 2017 ve 2018 yıllarında döner sermaye hesabına yaptığı taksit ödemelerinin, ilgili kanun gereğince Hazine ve Maliye Bakanlığı bütçesine gelir kaydedilmek üzere yetkili muhasebe birimlerine aktarılması gerektiği kaydedildi.
Kıyı Tesisleri ve Boğaz'daki Kano Faaliyetleri Denetimsiz Kaldı
Sayıştay raporunda sadece mali tablolardaki gelir aktarımı değil, idari ve operasyonel işleyişe dair kritik aksaklıklar da sıralandı. İstanbul Boğazı genelinde spor kulüpleri ve işletmeler tarafından yürütülen kano faaliyetlerinin Liman Başkanlıkları tarafından herhangi bir resmi izin, ruhsat veya güvenlik denetimine tabi tutulmaksızın sürdürüldüğü tespit edildi. İdari sahalardaki bu kontrolsüzlüğün seyir emniyetini riske atabileceği ifade edildi.
Sürekli Uzatılan Özel İzinler ve İdari Para Cezaları
Bakanlığa bağlı Tersaneler ve Kıyı Yapıları Genel Müdürlüğü tarafından verilen özel kıyı tesisi işletme izinlerinin süre sınırına tabi tutulmadığı da raporda öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. İmar planı eksiklikleri veya teknik yetersizlikleri bulunan tesislere kamu yararı kararları gerekçe gösterilerek üst üste geçici izinler verildiği ve eksikliklerin giderilmediği aktarıldı. Öte yandan, bölge müdürlüklerince uygulanan idari para cezalarının usul ve delil yetersizlikleri nedeniyle mahkemelerce iptal edildiği, bu durumun da kamunun yaptırım gücünü zayıflattığı kaydedildi.
Yorumlar (0)